| Need for Speed: Porsche Unleashed Her yıl, hem bilgisayar hem de diğer oyun konsolları (PSX, PS2, Dreamcast vs.) için bir sürü yarış oyunu piyasaya sürülür. Aralarından bazıları iyi, bazıları kötü çıkar. Bu iyiler kategorisine de Need for Speed serisinin bir oyunu her yıl eklenir. Merak ediyorum, EA Sports ve Electronic Arts bu serileri ne zaman kesecek? FIFA 2002 ve NFS Motor City geliyor bile. Aslında onlar da haklı. Altın yumurtlayan tavuğunuz olsa, siz keser miydiniz?
Altın yumurtlayan tavuk
Electronic Arts, serinin beşinci oyununun sadece Porsche modelleri üzerine kurulu olacağını duyurduğunda, birçok kafada soru işaretleri oluştu. Arabaların çeşitliliği ve detayları ile tanınan Need for Speed oyunları, niçin sadece Porsche üzerine kuruluyordu? Beşinci oyun diğer oyunlar kadar başarılı olabilecek miydi? Ancak oyun çıktığında bu soru işaretlerini tekme tokat dağıttı. Nasıl mı? Mesela arabanın neredeyse her parçasına modifikasyon seçeneği.
Bu genelde her oyunda vardır ancak “her parça” sadece iki çeşit motor, dört çeşit lastik falan oluyordu. Bu sefer gerçekten “her parça”ya modifikasyon yapabiliyorsunuz, yani şanzımandan motora, egzozdan lastiklere, toplam 700 parçaya modifikasyon yapabiliyorsunuz!!! Diğer soru işareti dağıtan özellikleri de yazının ilerleyen paragraflarında değineceğim.
Oyunun PC versiyonunda 80, PSX versiyonunda 50 tane Porsche var. Bu fıstıklar (araba manasında yani...) her ince ayrıntısına kadar modellenmiş. Oynayınca da göreceksiniz, adamlar (EA çalışanları) resmen gerçek Porsche yapmış. Gerek sesleri, gerek görünüşleri ile bunu oyun size fazlasıyla hissettiriyor. Showcase bölümünde de her ince ayrıntıyı bulabiliyorsunuz. Oyunda fizik kurallarına da sadık kalınmış. Mesela Porsche’nin efsanevi modeli Carrera RS’yi kullanırken, virajda frene basma gafletinde bulunursanız, öyle bir spin atarsınız ki el aleme rezil olursunuz. Gerçekte olsaydı tabi ki...
Hız Tutkusu
Hayatımda böyle güzel görünen arabalar görmedim bir oyunda. Her Porsche en ince ayrıntısına kadar modellenmiş. Garaj bölümünde arabanızın kaputunu, bagajını ve kapılarını açıp, arabanın içini inceleyebiliyorsunuz. Arabanın dış görünüşünü değiştiren bir upgrade yaptığınızda görünüşü değişiyor. 250 Km ile gittiğinizi GERÇEKTEN hissediyorsunuz. Mekanlara da söyleyecek söz bulamıyorum, ağaçları mı desem, karlı Alp Dağları’nı mı desem bilmiyorum ama oynamadan öğrenmeniz çok zor. Ayrıca Need for Speed 1’den sonra kaybolan “yayla gibi yollarda yarışma hissi” geri gelmiş. Genelde pistlerin birçok bölümünde yanyana 3 araba rahatlıkla ilerleyebiliyor.
Her Porsche’un sesleri gerçektekiyle hemen hemen aynı. Müzikler ise techno severleri yeterince tatmin ediyor. Ancak benim kulaklarımı tırmaladı...
Kendinizi resmen oyunun içinde hissediyorsunuz. Hele bir de müzikleri kapatıp oynarsanız, gerçek Porsche sürmüş kadar oluyorsunuz (dur herhalde...). Bir araba yarışında olabilecek en fazla atmosfere bu oyun sahip.
Oynanabilirliğe gelince; Hayatında ilk kez Need for Speed oynamış birisi bile 1-2 yarış sonra oyunun ustası olabiliyor. Menüler de hala çok kullanışlı. Adamlar o kadar fonksiyonu, özelliği ekliyorlar ve menüleri hala basit anlaşılabilir yapıyorlar. Bravo. |