PayPal'a üye olun ve kredi kartı ödemelerini kabul etmeye anında başlayın.
 

Broken Sword 3: The Sleeping Dragon

Oyun Broken Sword 3: The Sleeping Dragon Hayat burada hakkında bilgi paylaş; Uzun zamandır beklenen ve serinin üçüncü oyunu olan Broken Sword: The Sleeping Dragon nihayet çıktı. 1996 yılında çı...
Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Arama 02-03-2008, 09:52
Banlı
Üyelik Tarihi: 18/09/07
Mesajlar: 1.551
 
     WS-Ticareti: (1)
Blog Yazıları: 1
Teşekkürleri: 0
20 Msg. 27 Tşkr.
Rep Gücü: 0 B737 rep gücü epey yüksek

Broken Sword 3: The Sleeping Dragon

Uzun zamandır beklenen ve serinin üçüncü oyunu olan Broken Sword: The Sleeping Dragon nihayet çıktı. 1996 yılında çıkan serinin ilk oyunu olan Broken Sword: Shadow of the Templars, gerek konusuyla, gerek grafikleriyle macera tarzı sevenlerin olduğu kadar, bu türden uzak durmayı seçen oyuncularında beğenisini kazanmış, Revolution firması serinin ikinci oyunu olan Broken Sword 2: The Smoking Mirror ile devamını getirmişti. İki oyun birbirinden farklı olayları içerse de ana karakterler aynıydı. Serinin son oyununda da bu özellik değişmemiş. İlk iki oyunu oynayanlar hikayedeki bütünlüğünü göreceklerdir, oynamayanlar ise herhangi bir kopukluk hissetmeyecekler. Zaten ana menüde diğer iki oyun hakkında bilgiye de ulaşabiliyorsunuz. Fakat özellikle grafikler ve kontrollerde büyük bir aşama kaydedilmiş. Commodore 64 yıllarından beri macera oyunları oynayan biri olarak, bu tür bir oyunda gördüğüm en iyi grafiğe sahip oyun, Broken Sword 3: The Sleeping Dragon diyebilirim. Tamamı 3D olarak hazırlanmış ara demolarda bir film izliyormuş hissine kapılabilirsiniz. Aynı şekilde kontrol sistemi tamamen değiştirilmiş. İlk iki oyunun aksine mouse'u hiç kullanmadan oynuyorsunuz ve özellikle aksiyon içeren durumlarda büyük bir kolaylık sağlanmış. İncelememize kontrollerle başlayalım.

Üç değişik klavye konfigürasyonundan birisini seçme şansınız var. Tam çözümünü de yazdığım bu oyunda Klavye1 seçeneğini kullandım ve inceleme yazımda da onu açıklayacağın. Diğer seçeneklerde mantık aynı. PS2 ve XBox platformlarında oynama imkanım olmadığı için bir yorum yapamıyorum.

Gelelim tuşlara; yön tuşları (oklar) ilerlemenizi, sağa ve sola gitmenizi, nesneleri itmenizi ve çekmenizi sağlıyor. W, A, S ve D tuşları aksiyon tuşları ile inme, sarkma, asılma, inceleme, dinleme, atlama gibi hareketleri yapıyorsunuz. Kasaları ya da kayaları itme, çekme gibi bazı ekstra hareketleri de S tuşu ve yön tuşlarını aynı anda kullanarak yapıyoruz. Sol Shift tuşu koşmaya, sol Ctrl tuşu eğilmeye ve SpaceBar tuşu da envantere ulaşmaya yarıyorlar. Esc tuşu oyunu durdurmaya (pause) ve ana menüye ulaşmakta kullanılıyor. Son tuşlarımız Page Up ve Page Down tuşları. Bu tuşlar envanterdeki bir sonraki ve bir önceki nesnelere ulaşmakta kullanıldığı gibi (aynı görevi yön tuşlarıyla da yapabiliyoruz), daha çok kapı ve bavul gibi nesnelerde kullanılarak gizli bölme bulma, kart okutma ayrıca birarada bulunan nesnelere tek tek inceleme gibi işlemlerde kullanılıyor. Kapılar, toplayacağınız eşyalar, konuşacağınız kişiler, inceleyeceğiniz alanlar yakınlarına geldiğiniz zaman yıldız şeklinde parlıyor ve ekranın sağ alt köşesinde yapabileceğiniz hareketler görünüyor. W (yukarı), S (aşağı), A (sol) ve D (sağ) tuşlarına basarak hareketleri uyguluyoruz. Aynı şekilde atlama, tırmanma, sarkma gibi aksiyonları da sağ köşede görüp aynı tuşlarla yapıyoruz. Envanter açıkken A tuşuna basıp seçtiğiniz eşyayı başka bir eşyayla birleştirebilirsiniz.

Hikaye konusunda ilk iki oyun gibi fantastik öğeler bulunuyor diyebiliriz ama bir adventure oyununun bence en önemli özelliği, taşıdığı bulmacalardır. Bulmacalar çok zor değil ve oldukça mantıklı. Biraz düşünerek, hiç yardım almadan ve sıkılmadan kolayca çözülebilecek düzeyde. Yapılması gereken sadece iyi bir gözlem, yani etraftaki nesneleri iyi süzüp ona göre hareket etmek. Sözün özü, bulmaca dengesi oyuncuyu bıktırmayacak kadar iyi hazırlanmış.

Hikayemizde George ve ilk iki oyundan yakınen tanıdığımız arkadaşları mitolojideki Uyuyan Ejder'in gücüne sahip olmak isteyen bir grubu engelemeye çalışıyorlar. Bunun için Fransa, Kongo, İskoçya gibi mekanlarda türlü tehlikelere göğüs geriyorlar. Mekanlar gerçeğine yakın tasarlanmış. Mimari, gerçekten oradaymışsınız havasını yaratıyor. Hikayeye biraz ayrıntılı olarak değineyim; Kötü adamların başı Susarro adlı bir şahsiyet, en yakın yardımcısı da Petra. Bu ikisi, 10.000 yıllık bir mitolojik hikayesi olan Uyuyan Ejderi uyandırarak ejderin gücüne sahip olmak, dolayısıyla dünyaya hakim olmak istiyorlar. Tabi ilk hikayeden tanıdığımız Templar tarikatı da bunun farkında ve kahramanımız George ile pek de alışık olmadığımız bir tarzda iletişim kurarak Susarro'ya engel olması için yardım ediyorlar. Bu arada Nico Susarro'nun planlarını ve bu planı gerçekleştirmek için seçilmiş yeri tesadüfen öğrenen bir bilgisayar korsanından randevu alıyor. Korsan, olayı Nico'ya aktaramadan, Nico'nun kılığına giren Petra tarafından öldürülünce, eski erkek arkadaşı George ile yolları birkez daha kesişiyor ve Susarro'nun planlarına birlikte engel olmaya çalışıyorlar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konu Açanlar Forum Cevaplar Güncel Mesajlar
[phpBB 3 MOD] Broken Offsite imgFix (0.0.2) Miliotta Phpbb 0 13-03-2008 04:41
The I of the Dragon B737 Oyun 0 05-03-2008 04:00

Siteye link vermek için alttaki kodu sitenize ekleyin
Ya da kodu Ctrl+C ile kopyalayın
Örnek görünüm: Webmaster Sitesi

Kadınlar blogu ~ Apple iPhone, iPod Touch ( iTouch ) Forum iPhone