| hayatın değeri... Senin fiyatın ne ?
İrkildi adam.Bu sesin nereden geldiğini anlayana kadar geçen süre yetmişti irkilmesine.Sonra anlayabildi bunun içinden gelen ses olduğunu.Evet,içinden bir ses "senin fiyatın ne,değerini biliyor musun" diye soruyordu ona.Hiç düşünmemiş,şu ana kadar insanların değerini hiç bilmemişti.Fakat nereden çıkmıştı şimdi birdenbire bu söz.Sabah kahvaltı için aldığı yumurtaların fiyatı geldi aklına,20 kuruş.Onun bile bir değeri vardı işte.Neden kendisinin de olmasındı.Sonra içinden gelen ses dudaklarından çıktı usulca; "benim fiyatım ne,kaç para ederim ben,değerim nedir benim".Sonra da "deli miyim ben" diyerek kestirip attı,buruşturulan kağıt misali çöpe.Ama olmuyordu işte,uyuyamıyordu.Halbu ki yatalı kırk dakika oluyordu hemen hemen.Soluna döndü,kapattı gözlerini.Bir süre sonra aynı ses "senin fiyatın ne,değerini biliyor musun".Kalktı yatağından sinirle ve içine batan gözlerini oğuşturarak zor bulduğu elektrik düğmesini kullandı ve açtı ışığı.Odada dolaştırdı gözlerini.Evet evet,gördüğü her şeyin bir değeri vardı işte.Şu sehpanın,komidinin,hatta şu vazonun bile bir fiyatı vardı.Yılbaşında hediye gelen şu kolundaki saatin de mutlaka bir değeri vardı.Kapının,camın,hatta içeriyi puslu bir ışığa boğan şu altmış mumluk ampulun değeri ne kadar olmalıydı.Ne olursa olsun o da bir fiyata eş değer değil miydi.Sonra gözleri içeriden üzerine kaydı.Üzerindeki ipeğe benzer gömlek yaklaşık beş yaşındaydı ama şimdi bir eskiciye verse yerine bir leğen alabilirdi,yada bir kaç kuruş ama bir değeri vardı işte.Hele şu kapının yanında duran ve artık ayağına olmamakta direnen yıllık ayakkabıları,onların da vardı bir fiyatı.Uzandı tekrar soğumaya yüz tutmuş yatağının üzerine.Gözlerinin ağırlaştığını hissediyor ama düşünce gitmiyordu beyninden; "benim fiyatım ne"..
Sabah kalktığında rüyasını hatırlamaya çalışan bir yüz ifadesiyle lavaboya ilerledi.Oda sıcaklığına uyum sağlamış tenine soğuk suyu temas ettirince titredi.Doğruldu,gözleri ilişiverdi sonra aynaya.Korkuyordu.Dün gece aklına birden takılan o sorunun yine takılmasından,beynini yine deşmesinden korkuyordu ama bundan korkarken bile işte gelivermişti soru.Daha dikkatli baktı aynaya ve tekrarladı yüksek sesle,işaret parmağı ile kendisini göstererek; "değerin ne senin" dedi.Sonra geçti korkusu...
Hafif bir kahvaltıdan sonra çıktı evden.Hafif dediği de dün sabahtan kalma,o değerini kıyasladığı yumurtaydı ya,neyse.Hafiften çiseleyen yağmurun altında gişeye doğru ilerledi.Bir bilet alacak ve okula gidecekti.Bileti aldı,bir süre sonra gelen otobüse bindi ve yirmi dakika sonra okuluna vardı.Ama bu yirmi dakika geçmek bilmedi ona. "Ne oluyor bana dün geceden beri,aklımı mı kaçırıyorum,şu kutuya attığım biletin fiyatı bile aklıma takılır oldu.Herhalde bundan kurtulmamın tek yolu değerimi bulmam olmalı" diye düşündü uzun uzun o yirmi dakikada.Okulun giriş kapısından,yani bahçe kapısının gıcırtılı açılışından sonra ulaştı iç kapıya.İçeri girdi.O bir öğretmendi.Branşına inanamayacaksınız,psikoloji.O bir psikiyatristti.Ve sekiz yıldır şu duvar taşlarını ezberlediği okulda ders veriyordu.Basamakları ağır ağır çıktı.Koridoru geçti,sağa döndü,tümü gri renkte olan kapıların üçüncüsünde durdu.Üzerini düzeltti,kravatını sıktı,gözlüğünü sildi ve daldı içeriye.Masasına oturarak gözlerini kaldırıp şöyle bir sınıfı süzdü.Sınıfta oturan öğrenciler vardı.Sonra "çocuklar,bugünkü konumuz neydi" diye sordu bilmiyormuş gibi.Ön sıradan biri kalktı ve "hayvanların insan psikolojisindeki yeri ve önemi hocam" dedi.Önünde açık duran kitabı kapattı. "Çocuklar,arkadaşlar,bugünkü konumuz belki buydu ama ben daha değişik bir şeyden bahsetmek istiyorum".Meraklı gözlerle kendisine bakıldığını görünce işaret parmağını uzattı. "Sen Kerim", Kerim kalktı."Kerim,söyle bana,senin değerin ne,yani kaç para edersin sen".Kerim bozulduğundan olacak bir iki hık mıktan sonra kelimeler zor da olsa çıktı boğazından, "ne demek istediğinizi tam olarak anlayamadım hocam,ama arkadaşlarım beni sever ve sayar,onların gözünde bir değerim olduğunu sanıyorum". Sonra ekledi hoca; "demek ki arkadaşlar Kerim'in değerini bulmak için bu soruyu Kerim'i tanıyan birine sormak gerekiyor.Sen İpek,söyle bana,Kerim'in değeri ne,fiyatı ne olabilir". İpek kalktı şaşkınlıkla, "Kerim'in bir fiyatı olabileceğini hiç düşünmemiştim hocam ama oldukça değerli bir arkadaşımızdır" dedi.
O gün okuldan çıkınca sınıfta konuşulanları düşündü yine yirmi dakika.Değerini bulmak için gideceği yolu bulmuştu kendince.Bunu bulması için yakın bir arkadaşına sorması gerekiyordu. "Baksana,benim değerim ne,kaç para ederim ben".Kahretsin,olmazdı ki. "Nasıl sorabilirim bunu birine" diye yakındı kendine. "Benim çıldırdığımı sanmaktan başka ne işe yarar bu".Gerçekten de öyle oldu.Bu soruyu yönelttiği ilk dostu ona garip gözlerle bir iki bakış fırlatmış ve sonra bir bahane uydurmaya gerek bile görmeden uzaklaşmıştı.Gece yine uyuyamadı.Baştan,akşam yemeğinin ağır kaçtığını ve hazımsızlıktan uyuyamadığını düşünmüştü.Ama akşam yemeği yememişti ki.O halde acıkmıştı ve o yüzden uyuyamıyordu.Hayır aç da değildi. "Tanrım,çıldıracağım,nedir bu bir iki akşamdır çektiğim" dedi ve yastığı boca etti başına.Kalktı bir süre sonra ve ışığı açtı. "Bir kitap okurum ve okurken uykum gelir,uyurum" dediyse de kendine,bunu yapmadı.Giyindi ve dışarı çıktı.Saat gece yarısını geçiyordu.Esen ayazda ve çiseleyen yağmurda üzerindeki ince gömlerkle ve ceketle üşümesi gerekiyordu ama üşümüyordu.Üşümenin bile bir fiyatı vardı artık onun için. "Gömleğin fiyatı artı ceketin fiyatı,sonuç üşümek" diye geçiriyordu içinden.Sonra iki gündür tekrarladığı şeyi söyledi yine kendine, "çıldırıyor muyum,deli miyim,yıllardır psikolojiyle uğraşmaktan beynim mi dönüyor sonunda,nereden takıldı bu salak soru kafama benim". Ve farkında olmadan bağırdı,yine farkında olmadan geldiği kordondan denize doğru; "BENİM FİYATIM NEEE,KAÇ PARAYIM BEN ULAAANN". Son adımını boşluğa attığını da farkedememişti.
Sabah bir kalabalık vardı kordonda.Ambulans ve trafik aracının ışıkları vuruyordu meraklı yüzlerin üstüne ve gözler yerde,gazete kağıtları altında yatan cansız bir bedene bakıyordu.Gazetenin üzerinde şu yazıyordu; "HEM KALİTELİ HEM UCUZ, 50 KURUŞ,KALİTEYİ UCUZA ALIN"....
__________________
www.cunobag.tr.gg
|