![]() |
|
| |||||||
|
| WebMasTer SiTeSi |
| | Seçenekler |
|
#1
| |||
| | |||
Fatih Altaylı Sabah'ın başına nasıl geçti?Fatih Altaylı Sabah'ın başına nasıl geçti? Fatih Altaylı, olay yaratacak açıklamalarına devam etti. 06 Kasım 2007 17:35 -------------------------------------------------------------------------------- Fatih Altaylı'dan Sabah Gazetesi'nde çalıştığı dönemlerle ilgili çok tartışılacak açıklamalar. SÜPERPOLİGON: Hürriyet’ten ayrıldıktan sonra Sabah’a geçerken ne umdunuz, ne buldunuz? FATİH ALTAYLI: Açıkçası Sabah’a geldiğimde Hürriyet’in oturmuş düzeninden sonra… Hürriyet’te her şey çok mekaniktir. Neyin ne olacağı nasıl yapılacağı bellidir. Karmaşık bir düzen yoktur. Kişiler de konumlarını benimsemiştir. Bir iç çekişme içeride klikleşme, onun adamı şunun adamı gibi bir şey yoktur. Hürriyet’te herkes Hürriyet’in adamıdır. Elbetteki yöneticilerin daha çok sevdiği ya da daha az sevdiği adamlar olabilir. Bazıları daha az şanslı bazıları daha çok şanslı olabilir. Ama Hürriyet’te şu yazarın grubu, bu yöneticinin grubu, yayın yönetmenin torpillileri falan katiyen yoktur. Sabah’a ilk geldiğimde en başta onu hissettim. İçeride kendi çapında klikler var. Dışarıdan geldiğim, Dinç Bilgin döneminde Sabah’la problemler yaşamış olduğum için tedirgindim. Acaba hemen kabul görecek miyim, diye… Acaba sorunlu uzun bir dönem olacak mı, diye.. Fakat geldiğimde genel olarak arkadaşlardan hızlı ve yoğun sıcak bir tavır gördüm. Fakat şunu da gördüm aynı anda, gelir gelmez; Turgay Bey’e yakın olduğumu düşündükleri için pek çok kişi odama gelip birbirini kötülemeye başladı. Daha Bismillah demişim, Sabah’ın içerisinde klikleşmeler olduğunu hissettim. Dedikoduyu da fazla sevmediğim için kibarca o arkadaşları yolladım ya da konuşmayarak kibarca susturarak yolladım pek çoğunu. Ama hem idare tarafında özellikle yazı işleri tarafında bir takım çekememezlikler vardı. Gazetenin hazırlanış düzenine de şaşırdım. Hürriyet’te iş prosedürü de Sabah’a göre çok nettir. Hangi saatte kim ne yapar, kim neyden sorumludur bellidir. Sabah’ta Ergun, açıkçası daha tembel bir yapı kurmuştu. Turgay Bey, gelip sorduğunda ‘neler eksik, neler var‘ diye, açıkçası bazı şeyleri söyleyip söylememek konusunda kararsız kaldım. Mesela sabah toplantıları çok geç, öğlene doğru yapılıyordu. Haberlerin gelişmesi için zaman kalmıyordu. Sonra herkes yemeğe gidiyordu. Halbuki sabah toplantısından sonra öğlene doğru gelişmesi sağlanır üstünde çalışılır. Hangi haberin üstüne gidilecek o belirlenir. Bir de genel yayın yönetmenin tavrına şaşırdım, genel yayın yönetmeni gazetenin yapımı için medya grup başkanından talimat alıyordu. Elbette medya grup başkanının patronların genel politikayla söyleyecekleri vardır ama günlük işleyişle ilgili hiçbir zaman müdahil olmazlar. Yani gazeteyi basılmadan görmelerine gerek yoktur, çok kritik bir haber yoksa. Medya grup başkanın çok fazlasıyla işin içinde olduğunu gördüm. Bunları Turgay Ciner ile paylaştım. İmkanlar Hürriyet’e göre daha fazlaydı. Maaşlar Hürriyet’e göre daha iyiydi. Gazetecilik için gereken imkanlar Hürriyet’te daha bol olmasına rağmen daha kısıtlı kullanılıyordu. Ama Sabah’ta daha kısıtlı olmasına rağmen gazetecilere o imkanlar daha bol sağlanıyordu. Örneğin Hürriyet’te Sabah’taki kadar muhabire tahsis edilen otomobil sayısı bu kadar fazla değil. Yani patronun iyi niyetine karşı gazetecilik sistemi iyi kurulmamıştı Sabah’ta. Bunu da Turgay Bey’le paylaştım… Ağustos’ta başladım Sabah’ta. Zaten geldikten kısa bir süre sonra Eylül ayı gibi Turgay Ciner gazetenin başına geçmemi istedi. Ben bunu önce reddettim. Çünkü gelirken genel yayın yönetmeni olmak istemediğimi yazarlık yapmak istediğimi söylemiştim. Ancak Turgay Bey ısrar etti: -Yapamam. Kabul etsem de yapamam. Çünkü buranın sistemine göre ben yapamam. -Neden? -Yayın yönetmeni, yazı işleri müdürü gibi davranıyor. Her gün medya grup başkanı ile paylaşıyor girecek haberleri. Ben bunu yapamam. -O halde bunu Kenan Tekdağ (Medya Grup Başkanı) ile konuş. Kenan Tekdağ’la konuştuk bu teklifi ve sistemi: -Ben bu sistemde çalışamam. Eliniz gazetenin içinde. Fiili yayın yönetmeni gibi duruyorsunuz. Ben böyle bir şey yapmam, yapamam karakterime ters, -Bunu yapmaya ben de hevesli değilim. Ama Ergun karar mekanizmasında sıkıntı çektiği ve sorumluluk almaktan kaçındığı için bu tarz bir gazeteciliği benimsedi. Ben onu çağırmıyorum. O bana gelip anlatıyor. Böyle yapmayacak biri gelirse ben de rahat ederim“ Uzun uzun konuştuk. Belli bir mutabakata vardık. Ama ben bu mutabakatın çok kısa sürede oturacağını düşünmüyordum. Turgay Bey’le görüştük: -Genel yayın yönetmenliği yapacak mısın? -Tamam yaparım. Ne zaman başlayalım? -Yarın başla o zaman. (Aylardan kasım) -Ne aceleniz var. Ergun yaza kadar ***ürsün bu işi. Yaz sonunda Ergun’la konuşursunuz, alırsınız görevden. Yazı hazırlık dönemi olarak geçiririm ve Eylül’de de yepyeni bir Fatih Altaylı gazetesi çıkarırız. Bu konuda uzlaştık Turgay Bey’le. Mayıs ayı gibi işin başına geçecektim. Fakat ardından işler böyle gelişmedi. SÜPERPOLİGON: Sabah’ta sizi çok şaşırtan olaylar gelişti mi genel yayın yönetmeni olduktan sonra? FATİH ALTAYLI: Beklediğimden 5 ay önce genel yayın yönetmeni oldum. 31 Aralık günü evdeyim, telefonum çaldı. Kenan Tekdağ acilen gazeteye gelmemi istedi. O sırada evde davet var, eşimle hazırlık yapıyoruz. “Çok önemli, gel” dedi. Gittim. Yoldayken bir internet sitesinden aradılar. ‘Fatih Bey Sabah’a genel yayın yönetmeni oluyormuşsunuz’, dediler. ‘Yok öyle bir şey söz konusu değil’, dedim. Kenan Bey ve Turgay Bey gazetedeydiler, buluştuk. Turgay Bey dedi ki ‘Şu andan itibaren gazetenin başındasın.’ Birisi Ergun Babahan’a demiş ki ‘Turgay Ciner Fatih Altaylı’ya genel yayın yönetmenliği teklif etti’. Babahan da gitmiş Kenan Tekdağ’a sormuş ‘böyle bir gelişme var mı?’ diye. O da ‘Var ama bugün için söz konusu değil’ demiş. Ergun da ‘Madem öyle ben bırakayım’ diyerek gazeteyi terk edip gitmiş. Tabii bana söylediler. Dedim ki ‘Ben hazır değilim. Ekibim hazır değil’. Sabah’ta iyi bir kadro vardı ama benim kafamdaki gazete için yeterli kadro yoktu. -Yok. Bugün başlıyorsun. Kızımla tatil yapacağız, program yapmışız. -Tatil yapayım öyle başlayayım...? Kabul ettiler. MALDİVLER’DEN SABAH’I YÖNETTİM Böylelikle yayın yönetmeni olduktan 12 saat sonra 1 hafta tatile çıkan ilk yayın yönetmeni oldum. Bir hafta Maldivler’den yönettim gazeteyi...bilgisayar üzerinden. Allah’tan Sabah’ta böyle güzel sistem vardı. Bilgisayar üstünden her şeyi görüyordum. Dönüp geldikten sonra oturdum. Ve hemen çeşitli gruplar benim o hafta görevden alınacağım dedikodusunu yaydılar. Görevde olduğum süre içinde ben habire her hafta görevden alınacak kişiydim. Bir hafta sonra bir ay sonra 10 gün sonra… Her hafta ben görevden alınacakmışım gibi başladım işe. “YILMAZ ÖZDİL HİÇ YANIMA UĞRAMADI” Yılmaz Özdil genel yayın yönetmenliği bekliyordu sanırım. Bana tepkisi sert oldu, hiç yanıma bile uğramadı. Turgay Bey onu atv genel müdürü yaptı. Fakat atv’de benim nedenini bilmediğim bir konudan dolayı tartıştılar. Tam bilmiyorum ama benimle ilgili bir konuymuş. Turgay Bey de Yılmaz’ın görevine son verdi. Yılmaz benim açımından kıymetli bir yazardı. Okunan, ilginç yazılar yazan… Fikri tarafına katılmasam bile edebi olarak iyi yazılar yazıyordu. Turgay Bey tarafından görevden alınınca gazeteden de gitti. Bu da beni rahatsız etti. Turgay Bey’e dedim ki -Benim bu adama yazar olarak ihtiyacım var. -Ama Fatih bu adam senden pek hoşlanan biri değil. Hatta aleyhinde konuşuyor. Niye istiyorsun? -Turgay Bey, Yılmaz yazar olarak benim işime yarar. Eğer o olmayacaksa o zaman gidelim Bekir Coşkun’u alalım. Ama bence yeni bir yazar yeni bir soluk daha iyi olur. 15 günde Turgay Bey’i Yılmaz konusunda ikna ettim. Kenan Tekdağ dedi ki ‘Bence hata yapıyorsunuz. Yılmaz’ın geri gelmesi size sıkıntı yaratır’ Ben de önemli olan gazetenin okunurluk kalitesini arttırmak olduğunu söyledim. Kenan Sönmez Yılmaz’la konuştu. İkisi de İzmirli eski Sabah’çı. Yılmaz da ikna oldu ve geldi. |
![]() |
| Arama Etiketleri: altayli, basina, fatih, gecti, sabahin |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konu Açanlar | Forum | Cevaplar | Güncel Mesajlar |
| Üye başına 0.20 YTL ( güncelleme ) | zevklidost_com | Türk Reklam verenler | 3 | 20-11-2008 03:34 |
| Konu Başına 0.07-0.09 YTL Veriyorum | asiadam | Reklam Veren Firmalar | 0 | 16-11-2008 08:00 |
| tıklama başına 1$ | mkds33 | Reklam verme - Reklam alma | 2 | 24-08-2008 08:42 |
| Başına adam düştü! | cunobag | Haberler | 0 | 20-06-2008 02:11 |
| Bush, İranlılarla nasıl dalga geçti? | egitimbilgisi | Haberler | 0 | 06-12-2007 08:43 |
![]() |